‘ki$isel’ Kategorisi Icin Bulanan Haberler

sunnet olmak farz

Ahh sunnet.. Ah cancazim pipimin bir bolumune veda ettigim o kara gun!

Oyle beni kadin sunnet etti, yok kiz sunnet etti gibi seylerle kimse enteresan bir sunnet anisi var sanmasin. Esas sunnet anisi esi benzeri olmayandir.
Misal benim pipilotimle beraber yasadigimiz o bahtsiz gun.

1991 yilinin 24 Eylul gununde ameliyat sonrasi ilk kez ayaga kalkacaktim. Yuz ustu yatilan on gun sonunda celik korse yaptirilmisti ve ben o korseyle ameliyat sonrasi yuruyebilecek miyim yuruyemeyecek miyim sorulari altinda bana bakanlara cevap vermek zorundaydim.
Korse yerlestirildi ve ben ceylan gibi sekerek Cerrahpasa koridorlarinda dolanmaya basladim. Ozgurlugumun ikinci saatinde kirmizi dudakli bir hemsire elimden tuttu ve beni yine odama goturdu. Orada birkac doktor ve annem bir konusma icindelerdi. Artik zamaninin geldigini soylediler ve bana donduklerinde gozlerince cakan o simsegi gordum. Hemsireye ameliyathaneyi hazirlatmalarini soylediler ve daha once duymadigim bir ismi soyleyip onun hazir olmasini istediler.
Eyvahlar olsun yine mi ameliyat olacagim derken o kirmizi dudakli saclari saridan az kahverengi hemsire elimden tutup beni bir ameliyathaneye goturdu. Korsemi cikardiktan sonra ameliyat masasina yattim ve caresizce beklemeye basladim. O an hayatimda tanidigim ilk ve tek japon iceri girdi. Adini simdi hatirlamiyorum da ustunde doktor onlugu vardi. Kendisini tanitti ama o ismi degil yillar sonra hatirlamak o soyledikten on saniye sonra unutmustum bile. Ben basima gelecekleri bilmiyordum ama o benim can yoldasim çükümü tuttu ve bir yukari kaldirdi bir asagi indirdi ve gozune kestirdi. Aman tanrimdi. O yakuza savascisi beni sunnet edecekti.

Benim hayalim hep ustu dantellerle islenmis bir yatakta yatarken elinde def olan bir adamin bagirtilari altinda koro halinda soylenen “yumurtanin sarisi, gitti yumuklusucurta’nin yarisi” sarkisi esliginde babacan bir sunnetcinin beni erkeklige itelemesiydi. Ama basima gelene bak. Yanimda kirmizi dudakli, ayari dusuk altin sarisi sacli hemsire, onumde Son Samuray ile basbasaydim.
Japon ogretilerine gore yetismis adam, soyunda samuraylik, yakuza savasciligi, vurdulu kirdili filmler portfolyosu olan ve gozlerinin cekikligi yuzunden çükümü yarim yamalak goren kisi beni sunnet edecekti.
Hayir yani o kisiklik arasinda nasil olur da kucucuk donanimi kesmeye kalkar anlamis degildim.
Derken bozuk Turkcesiyle bana alet edevati gostermeye basladi. Bak bu makas. Bak bu ustura. Bak bu igne.. Hay bir daha gozlerini 1/4′den fazla acamayasica minyon azrail! Bilmek istemiyorum senin techizatini! Simdi olsa manga’dan “beni pipimle birak” sarkisini soylerdim. Ama o zamanlar ayilana gazoz, bayilana limon sarkisindan otesi aklima gelmiyordu.

Derken ben o kirmizi dudakli, kurutulmus saman sarisi rengi saclari olan ve balenli sutyen kullanan hemsirenin ellerini tutup beni birakma diye aglamaya basladim. Kirmizi dudaklari hareket edip tamam canim ben buradayim dediginde birden bir yavsama icine girdim ve o anda Azrail Yakuza savascisi çüküme karsi taaruza gecti ve kaleyi ele gecirmek icin duvarlari yikacak olan manciniktan topu firlatip igneyi en hassas bolgelerden pipi cevremden sokup sokup cikardi. Ucuncu igne girisinden sonra belden asaginisi hissetmiyor gibiydim. Halbuki “ben”den asagisini hissetmiyormusum. Benligimi almis megerse o Turk dusmani jakuzilerde bogulasi yakuza savascisi.

Isini bitirip pipimi toparladiktan sonra /nasil yani?/ yandan yemis Turkcesiyle hadi gecmis olsun dedi. Evet gecmis olsundu gercekten. Japonlarin Turkiye’yi ele gecirme plani artik baslamisti. Butun ulkeyi kisir edeceklerdi ve bu savasin ilk kurbani ben olmustum. Ve hemen hemen 20 sene sonra tum Türkiye’de nufus olabildigince azalacak ve Rayyip Tayyip’in en az uc cocuk yapin /tabi yapabilirseniz/ sozleri yankilanacakti. Ama neyse ki Japonlarin plani tutmamis ve ertesi gun çükümün eski performansina kavustugunu gorecektim.

Ustumde yine celik korse ve her sunnetli cocuk gibi belden asagisi full ciplak olarak koridorda gezinirken ogrendim ki o Japon, Turkiye’de staj yapiyormus. Sen tut taa Dunya’nin obur ucundan gel ve benim çükümde staj yap. Ben olsam utanirim.
Yani ne diyecek Japonya’ya gidip? Türklerin pipisi ustunde yaptigim staji tamamladim anne. Höyt! Olur mu oyle sey?

Bilmiyorum daha enteresan birisi tarafindan sunnet edilen var mi. Belki o Japon bir cok cocugun pipisinin katili oldu belki de benden sonra doktor olmaktan vazgecip gidip koyunde pirinc yetistirmeye basladi. Ben de onun pirinc tarlasinin mahsulunu oturup afiyetle yedim belki de.
Hadi Yakuza savascisi Sondan bir onceki Samuray’i gecelim.

O celik korseyi kusanip koridorda pipimi havalandira havalandira yurudugum sirada tuvaletim geldigi icin kosa kosa kirmizi dudakli, yazin ikindi saati gunesi gibi sari saclari olan hemsireye kosup korsemin ondeki bagciklarini cozmesini rica ettim. E artik o benim en mahremimi biliyordu. Erkeklige adimimi O’nunla atmistim. Onumde comeldi ve korsenin ipligini tutup cekti.
Yine aman tanrimdi! O tutup hirsla cektigi sey aslinda korsenin bagcigi degildi! Cunku hicbir korse bagcigi cekilince kanamazdi. Hadi kanadi diyelim, o kanamanin sebebi korse bagciginin onceki gun bir Yakuza savascisi tarafindan sunnet edilmis olmasi olamazdi.
O kirmizi dudakli, ZevZek forumu smiley sarisi sacli hemsire korse ipi diye pipi cekmisti. Dikisli olan pipi artik iflah olmazdi cunku idrar akmasi gereken yerden oluk oluk kan akiyordu. Pipim kadinin elinde kalmisti. Kilici korelmis Samuray cakmasi Japonun yapamadigi isi hemsire yapmisti ve pipimi etkisiz hale getirmisti.
Derken yine ameliyathane hazirlandi, yine gittim yattim o lanet masanin ustune. Yine yandi ustumde isiklar filan.
Ameliyat masasindayken vasiyetimi de soyledim; “Eger pipime bir sey olursa o kirmizi dudakli, camurlu yoldan gecmis taksi sarisi sacli hemsirenin memesinden deri alinip bana yeni pipi yapilsin!” Ayildigimda pipim yerindeydi ve o gunden sonra pipime kimseye dokundurmamaya yemin ettim. Oyle bir yemin etmisim ki hala bakirim.
Bir yemin ettim ki donemem.

Eli yuzu duzgun, helal sut emmis arkadaslardan mesaj bekliyorum. Seviyeli bir iliski beklentisindeyim. Gizlilik benim icin onemli. Evim var ama kredi borcunu oduyorum hala. Ciddi dusunen bayanlardan mesaj bekliyorum.
Optum byes.

Yollandigi Zaman: Aralık 16th, 2009
Kategori: anı, güldürü, ki$isel, zamaninda boyleydim
Yapiskanlar: , , , , , ,
Lakirtilar: Lakirtisiz.

anne ben bugun a$ik oldum

su kadrajdaki hanimlardan herhangi birisi icin sol bobregimi verebilirim.

asik olmaya ihtiyacim var. olmuyor boyle.

of of

Yollandigi Zaman: Kasım 19th, 2009
Kategori: ki$isel
Yapiskanlar:
Lakirtilar: Lakirtisiz.

anne ben kabasakal oldum

bukalemun karakterli oldugum, aydan aya degisim gosterdigim herkeslerce bilinir. ama bu kople ic dis sakal birakma durumunu daha evvel sadece bir kere yapmistim. onda sacim da uzundu. enteresan bir gorunum olmustu ve 2,5 yil onceydi.

velhasili bu tumden sakal birakma isini surekli yapmiyorum. yaptigim zaman da tedirgin oluyorum. ama bi uralar boyleyim. bekelim ne kadar gidecek.

bizzat kabasakalli ben

adres tarih filan da yazarim yani. belgelerle konusuyoruz hocu.

bos konusuyoruz gerci, orasi ayri.

Yollandigi Zaman: Ekim 26th, 2009
Kategori: fotoğraf, ki$isel
Yapiskanlar: , ,
Lakirtilar: Lakirtisiz.

anne ben is yerinde bos vakit buldum

macintosh’u seviyorum arkadas. bir suru ozelligi, bir suru guzelligi var. kullanirken de keyif aliyorsun, incelerken de.

mesela photobooth’un kendini yamultma, cesit cesit tiplere sokma hadiseleri varmis ama benim dunyadan haberim yokmus. macintosh’u sadece tasarim icin kullanirsan boyle olur tabi. bi haber kalirsin.

her neyse iste. gecen hafta bakayim dedim, cektim birkac eglencelik sipsak. ancak bastan soyleyeyim, bu eski halimden eser yok simdi. bu hafta imaj degisikligine gidip kestim biyiklarimi filan. gozluk desen zaten takim takim takiyorum.

Photo 3 Photo 7 Photo 6

Photo 5 Photo 2 Photo 4

bugun ofiste bos olan ve daha ferah bir odaya tasindim. yeni arkadaslar aramiza gelene kadar koca odada hem aydinlik hem serin sekilde takilmaya devam edecegim.

na bu da taze taze ben;

Photo 8

Yollandigi Zaman: Ekim 6th, 2009
Kategori: güldürü, ki$isel
Yapiskanlar:
Lakirtilar: 3 Lakirti Var.

kara toprak ver yarimi!

bu sarkiyi baris manco tarafindan defalarca dinlemissinizdir. muhtesemdir. sozleri de muzikleri de.

iste bu harika sarkinin (bkz. alt satirlar) sahibi olan Bahadir Akkuzu 6 Agustos gunu vefat etmistir.

E bize ne bundan diyebilirsiniz. Ama bana ne diyemiyorum. cunku bahadir Abi ile uzun yillardir tanisikligimiz ve hos bir gecmisimiz var. Ismen bilmeyen bilmez tabi Bahadir Akkuzu’yu. Ancak fotografini goren “Haaaa. Ulan bu adam miydi ooo!  Ben cok seviyordum O’nu yaa!” tepkisi veriyor. Denedim, biliyorum. Iste fotograf asagida (ve bu fotografi da sukurler olsun ki ben cektim)

Bahadir Akkuzu

Baris manco ile hepimizi adam edenlerdendi o. Baris Manco ile dunyayi dolasandi o. Ve yasina ragmen seninle sen, benimle ben olandi o. Kalp krizi sebebiyle aramizdan ayrildi Bahadir Abim. Ilk karsilasip elini sıktığım zaman ve son seferkinde kocaman sarildigim babacan adamdi o. Bir gun olsun bu fotograftakinden farkli gormedimO’nu. Hep guleryuzlu ve hep sevimli. Cok ozleyecegimi biliyorum. Sohbetini, muhabbetini, sevimli davranislarini..

Ruhun $ad olsun Bahadir Abim.  Seni cok ama cok ozleyecegim.

Bari$ Abi’ye selamlar ve sevgiler.

Cihangir Akkuzu’yu (yani Bahadir Abi’min kardesi olan canim abimi) arayip bassagligi diledigimde sunu soyledi “Dunyada yasayan en iyi insan gocup gitti. Dunyanin en iyi insanini kaybettik!” Gercekten de oyleydi. Tekrar tekrar dusundum. Gercekten de oyleydi. Allah bana da Bahadir Abi gibi olmayi ve O’nun gibi anilmayi nasip etsin. Gercekten ornek alinmasi gereken birisi. $ukurler olsun ki tanimisim O’nu.

Iste konu basliginda bahsi gecen sarkinin sozleri;

Diyar diyar dolaştım ben
Yollara düştüm derdinden
Her çiçekte gördüm seni
Kara toprak ver yarimi

Yaza yaza bitti kalem
Bir gün elbet dolar çilem
Ben bu yola kurban olam
Kara toprak ver yarimi

Gönül ferman dinlemiyor bu ayrılık çok acı
Gönül ferman dinlemiyor yok mu bunun ilacı
Geri ver geri ver kara toprak ver yarimi
Bir sabah ansızın elimden aldığın gibi

Bir gün olur devran döner
Vade gelir yollar biter
Zengin fakir buradan geçer
Kara toprak ver yarimi

Deli gönül coştu cağlar
Derdime dayanmaz dağlar
Gelen ağlar giden ağlar
Kara toprak ver yarimi

Gönül ferman dinlemiyor bu ayrılık çok acı
Gönül ferman dinlemiyor yok mu bunun ilacı
Geri ver geri ver kara toprak ver yarimi
Bir sabah ansızın elimden aldığın gibi

Bak şu dünyanın haline
Meyletme dünya malına
Razı oldum hayaline
Kara toprak ver yarimi

Kimi alır kimi satar
Hepside yan yana yatar
Barış derdine dert katar
Kara toprak ver yarimi

Gönül ferman dinlemiyor bu ayrılık çok acı
Gönül ferman dinlemiyor yok mu bunun ilacı
Geri ver geri ver kara toprak ver yarimi
Bir sabah ansızın elimden aldığın gibi.

Bu temenniler icindeyim olmayacagini bilerek.

Yollandigi Zaman: Ağustos 10th, 2009
Kategori: anı, ki$isel, müzik
Yapiskanlar:
Lakirtilar: Lakirtisiz.

anne ben dogum günüsü çocugu oldum

ve ilk defa bir dogum gunu etkinligi duzenleyeyim dedim. boyle arkadaslar filan gelsin, sicak bir ortam olsun filan.

aktivite Taksim Ekvator Cafe’de olacaktir.

davetiye

(resim, tiklayinca büyür)

bu etkinligin facebook takip sayfasi icin asagidaki linki takip ediniz. Eger katilmak istiyorsaniz bana haber veriniz. sonra mekanda pastasiz kalmayiniz. sevgiler.

emrah’in dogum gunusu $eysi!

Yollandigi Zaman: Temmuz 17th, 2009
Kategori: ki$isel
Yapiskanlar:
Lakirtilar: Lakirtisiz.

aile bireyleriyle televizyon izlerken birden erotik sahneler çıkması

bir pazar sabahi evde peder bey, ben, ablam televizyon izliyoruz, annem de mutfakta öğle yemeği telaşıyla haril haril calisiyor.
o zaman ismini hatirlamadigim bir motor sporları programi vardi. ralli araclarinin o engebeli yollarda nasil havalandigiyla ilgili bir vtr girmisti ve subarular, mitsubishiler, renaultlar havada ucusuyordu.

ben de her havalanan arabada babam kanal degistirmesin diye konuyla asiri ilgiliymisim gibi “vaaoovv”, “oofff beeaa”, “oouuvv” sesleri filan cikartiyorum. kırmızı koltuk programini acarsa o donemde sadece boya kalemleriyle tuvalet karistirma hobim oldugundan pek eglenemeyecegimi dusunuyordum. neyse iste.. bir kac arac havada ucustuktan sonra o dört tekeri yerden kesilmis arabalarin arasina bir kadin gorseli girdi. oyle bir goruntuydu ki kiz mini etek giymis, rüzgar esmis ve o etek havalanmisti. arkadan cekilmis bir goruntuydu, ve televizyonda 57 ekran bir popo vardi.

(bu yukardaki görselin bayan halini dü$ünün lütfen) ben de o kadar ouvv vaaoov filan cekerken birden sustum. tıp demis gibi gozler kocaman ekrana kilitlenmis, nefesim kesilmis bir vaziyette lan ne bok yiyeyim ben simdi diye dusunup durdum. 3 saniyelik goruntu boyunca aklimdan ellibin intihar metodu gecti. e goruntu gecti, arabalar gene havalanmaya basladi ama ben artik o evde duramazdim. boyle bir sahneyi o araclarin arasina koyan serefsizlerin canini almak icin kendi kendime planlar yaparken annem mutfaktan cikti, odaya girdi..
ablam da giciklik ustune giciklik yapiyor kardesim!

-anneee yumuk kiz poposu gordu, sesi solugu kesildiii
-a aa yumuk sen popolara mi bakiyorsun? ayip degil mi oglum?

peder bey pis pis guluyor, tum bireyler bana bakiyorlar garip garip.

-ya ne alakasi var?! ben arabalara bakiyordum, kiz kendi acti g.tunu! ben mi actim etegini yaa.. edebiyle izleseymis arabalari. oye etek giyerse ruzgar acar tabi. bizim okulda seda‘nin da etegi acildi zaten..

ooppsss.. bi dakika ya.. o an herseyi tamamen bok ettigimi hissettim. biz tvdeki kiza baktigimizi toparlayalim derken bir de isin icine seda girdi.

-oglum sen kizlari mi izliyorsun tenefuste? eteklerinin altina mi bakiyorsun?
-yaa anne ruzgar acti diyorum ya.. seda merdivenden cikarken ruzgar esti, ben de asagida ozgur ile gazoz
-evyahlar olsun. merdiven altinda kizlari mi izliyorsun cocugum sen? kizlar merdivenden cikarken merdiven altindan onlari mi izliyorsun?
icerken gordum iste.

ulan olsem daha iyi. bir motor sporlari programi izleyecez diye aile icinde potansiyel sapik muamelesi gormeye basladim. bilincli bi aileye sahip olmam iyi bir seydi tabi ama isin bokunu cikarmamak gerekirdi tabi.
annem ertesi gun okula gelip ozgur ile de konustu. ogretmenler ile gorusup merdiven altlarinda cocuklarin tutulmamasi gerektigini filan soyledi. yer yaril icine gir diye bir durum icin okul bahcesinde ufacik bir catlak aradim durdum.

siz siz olun, evde film izlerken boyle erotik bir sahne cikarsa normal bir durummus gibi davranin.
hatta konuyla ilgili yorum yapin. iste o meme oyle tutulur mu, kizin boynu oyle yalanir mi, o yataga oyle uzanilir mi gibi..
yoksa allah korusun tum sosyal yasantiniz tehlikeye girebilir.

Yollandigi Zaman: Temmuz 14th, 2009
Kategori: anı, güldürü, ki$isel, saptama
Yapiskanlar:
Lakirtilar: Lakirtisiz.

emraheski.com

cok fena gaza geldim sevgili arkadaslar.

oyle boyle bir gaz degil bu. portfolyomu sergiledigim (tabi iki sene onceki calismalarla) sitemi yenilemek icin feci sekilde gaz almis durumdayim. gecen ay ise basladigim ajansta tanistigim yazilimci arkadasin destek sozunu alinca yerimde duramaz oldum. uzun zamandir aklimda olan basit tasarimli bir portfolyo sitesi hazırlıklarına koyuldum. hazirlik ne kelime? sitenin taslagini bitirdim.

basit flash hareketleri olacak sitede ve okumalar disaridan gerceklesecek. bu aklimdaki basit flash hareketleri icin tabiki flash destegi almak durumundayim. bunun icin de gectigimiz ay icinde yayina sokktugumuz fusion.com.tr isimli sitenin flash destegini veren  arkadasim ramazan’dan yardim alacagim.

aslina bakarsaniz dun aksam bu isleri halledecektik ancan ramazan efendinin arkadasina gitmesi gerekiyormus. davet etmisler, o da nisanlisiyla gitmezse olmazmis.

ulan bana soz vermissin sen, ne diye heyecanimi baltaliyorsun ki?

her neyse efendim. ben de aksam is cikisi ramazan’a gitmek yerine asli’lara gectim. biraz muhabbet, biraz tabu, biraz film olaylarina girdik. filmin ikinci cd’sinde senkronizasyon sorunu cikinca yine dellenmeler filan oldu. sonrasinda biraz daha oturup ingiltere ile canli baglanti yapip bengu ile konustup herkesler odasina dagilinca ben yine sitemin taslagi uzerinde calismalara devam ettim.

biography bolumu ve iletisim kisimlarinin gorunumlerini hallettim. cok heyecanliyim yahu.

gercekten uzun zamandir istedigim yenileme isini hem de flashli hem de disaridan yeni eklemeler gerceklestirmeli yapabilecegim.

bu keyif ve heyecan beni uzun sure goturur. siteden tadimlik bir goruntu vereyim hemen.

Yollandigi Zaman: Nisan 4th, 2009
Kategori: illüstrasyon, internet, ki$isel, portfolyo, reklam, tasarım
Yapiskanlar: , , , ,
Lakirtilar: 3 Lakirti Var.

ruyada aysen gruda’nin tecavuzune ugramak

rüyalar gerçek olsa seni her gün görürdüm diye bir şarkı var ya işte bu şarkının bestecisine lanet yağdırmaya kadar gider iş.
ulan dersin allah korusun ya rüya gerçek olursa! aman allahım!
birincisi aysel gürel, ikincisi ayşen gruda‘dan korkardım ben küçükken.
asel gürel hakkın rahmetine kavuştu ama ayşen gruda hala daha varlığını devam ettiriyor. e tabi rüyaların gerçeğe dönüşme ihtimali de var.
allah böyle bir rüya göstermesindir.
insanı erkeklikten soğutur yeminle…

Yollandigi Zaman: Mart 7th, 2009
Kategori: güldürü, ki$isel, zamaninda boyleydim
Yapiskanlar: , , , ,
Lakirtilar: Lakirtisiz.

ceBit bereketi

daha once ceBit eurasia fuarindan isimli yazida fuari ve fuar macerami uzun uzun anlattim.  yazida da pek cok cektigim fotografi yayinladim.

konu tam da bununla alakali iste.

dun sabah ise gelirken telefonum caldi.  “merhabalar interpro’da n ariyorum. emrah eski ile mi gorusuyorum?” dedi hos bayan sesi. “evet dedim. aradiginiz o muthis sahsiyet benim. buyrun.” “emrah bey bizde hediye cekiniz var, buyrun gelin alin” dedi kadin ve ben oldugum yerde kaldim. yahu nedir bu cek, neredendir hicbir fikrim yok. “peki” dedim, “neredesiniz?” “gazeteciler mahallesindeyiz emrah bey” dedigi anda yine sasirdim.  benim is yerim de gazeteciler sitesinde. buyuk saskinlikla konusmaya devam ederken kadin bana adresi vermek istedi ama otobuste yazmaya uygun olmadigimi soyledim. is yerine gidince gozuken arayacagimi soyledim ve telefonu kapattim. bir iki durak sonra indim ve otobusten inerken is yerimin carprazinda calisan bir arkadasi gordum. selamlastiktan sonra sordum “interpro diye bir yer biliyor musun?” diye.. “evet tabi ki” dedi. “bizim orada o da” dedi.

(daha fazla…)

Yollandigi Zaman: Aralık 17th, 2008
Kategori: dijital sanat, fotoğraf, ki$isel, teknoloji
Yapiskanlar: , , , , , , , , , ,
Lakirtilar: Lakirtisiz.