‘internet’ Kategorisi Icin Bulanan Haberler

emraheski.com

cok fena gaza geldim sevgili arkadaslar.

oyle boyle bir gaz degil bu. portfolyomu sergiledigim (tabi iki sene onceki calismalarla) sitemi yenilemek icin feci sekilde gaz almis durumdayim. gecen ay ise basladigim ajansta tanistigim yazilimci arkadasin destek sozunu alinca yerimde duramaz oldum. uzun zamandir aklimda olan basit tasarimli bir portfolyo sitesi hazırlıklarına koyuldum. hazirlik ne kelime? sitenin taslagini bitirdim.

basit flash hareketleri olacak sitede ve okumalar disaridan gerceklesecek. bu aklimdaki basit flash hareketleri icin tabiki flash destegi almak durumundayim. bunun icin de gectigimiz ay icinde yayina sokktugumuz fusion.com.tr isimli sitenin flash destegini veren  arkadasim ramazan’dan yardim alacagim.

aslina bakarsaniz dun aksam bu isleri halledecektik ancan ramazan efendinin arkadasina gitmesi gerekiyormus. davet etmisler, o da nisanlisiyla gitmezse olmazmis.

ulan bana soz vermissin sen, ne diye heyecanimi baltaliyorsun ki?

her neyse efendim. ben de aksam is cikisi ramazan’a gitmek yerine asli’lara gectim. biraz muhabbet, biraz tabu, biraz film olaylarina girdik. filmin ikinci cd’sinde senkronizasyon sorunu cikinca yine dellenmeler filan oldu. sonrasinda biraz daha oturup ingiltere ile canli baglanti yapip bengu ile konustup herkesler odasina dagilinca ben yine sitemin taslagi uzerinde calismalara devam ettim.

biography bolumu ve iletisim kisimlarinin gorunumlerini hallettim. cok heyecanliyim yahu.

gercekten uzun zamandir istedigim yenileme isini hem de flashli hem de disaridan yeni eklemeler gerceklestirmeli yapabilecegim.

bu keyif ve heyecan beni uzun sure goturur. siteden tadimlik bir goruntu vereyim hemen.

Yollandigi Zaman: Nisan 4th, 2009
Kategori: illüstrasyon, internet, ki$isel, portfolyo, reklam, tasarım
Yapiskanlar: , , , ,
Lakirtilar: 3 Lakirti Var.

google kelegi

daha önceleri blogu ziyaret edenler bilirler sag kisimdaki google reklamlarini.

buradan gelir elde edilebiliyormus. benim de cok sonradan haberim oldu. neredeyse uc yildir elimde duran google adsense hesabimla bloguma reklam ekleyeyim de, tiklayan olursa para kazanirim belki dedim.

sonra da kodu ekleyip unuttum reklam filan oldugunu. günlerden bir günüsü batuhan insaniyla atolyede otururken dedim ki bak blog olayinda boyle boyle durumlar da var. tiklarsan filan bu tiklama basina para veriyorlar. aa ne güzel lan abi ben de tiklarim dedi. her sey güllük gülistanlik ilerliyor, batuhan aklina geldikce tikliyor, o tikladikca cent tutarindan google adsense hesabimda bir kipirdanmalar oluyordu.

derken bir gun yine google‘in sagladigi mail olanagindan yararlandigim gmail hesabima girdim ve maillerimi kontrol edeyim dedim.

hay demez olaydim. o da ne?

google adsense hesabiniz kapatilmistir filan gibi bir mail almis olmayayim mi? bir link vermis abiler. hesabinizi kapattik, aklinizda sorular varsa girin okuyun diye. ancak cevaplar bolumunde hicbir sekilde hesabinin neden kapatildigina dair bir ibare yok ve bunu bize ozelden de sormayin, cevaplamayiz havasi var.

ne oldu da boyle oldu diye soracak oluyorsun ancak butun SSS aciklamalarinda buna cevap veremeyiz diyor.

yahu google efendi. sen uc bes cent’in hesabini mi yapar oldun? benim gibi dandirikten bir kullanici hesabinda yirmi dolar biriktirdi diye heyecan yapar olmus, sen niye bunu baltaliyorsun?

ustune ustluk cevap da bulamiyoruz hesabin neden kapatildigina dair. oyle kendim veririm reklami, kendim keserim parani triplerine girmenin sebebi nedir yani?

cok kinadim seni bugun google.

hatta emre kinay gelse benim kadar kinayamazdi haberin olsun. pis google. terbiyesiz google.

ama unutma google efendi; keser doner sap doner, gun gelir hesap doner!

Yollandigi Zaman: Nisan 4th, 2009
Kategori: internet
Yapiskanlar: , , , , ,
Lakirtilar: 1 Lakirti Var.

ceBit eurasia fuarindan

memleketin en saglam fuarlarindan birisidir cebit. katilan sirketler, standlariyla hem teknolojilerini duyurur, hem yeni musterilere ulasmaya calisir, hem de fuardaki gorselleriyle bilinirliliklerini arttirmaya calisirlar.

ben de bu muthis fuara bir katilimci icin stand hazirladim. cok sancili bir surecti bu musterimin standini hazirlamak. bilgisayardaki stand gorunumunden pek hazzetmemistim ancak persembe gunu ceBit’e gittigimde giydirilmis tasarimin goze hos geldigini gordum. hatta cok hos geliyordu. is, sorunsuz sekilde basilmis, uygulama gayet guzel yapilmisti. e bir tasarimci da bundan baska bir sey isteyemez sanirim. musterim de memnun olmustu, bende. bu, her alisveris olayinda istedigimiz bir seydir.

standimi fotografladim ve fuardaki son gorunumunu kaydedip artik ceBit’i gezmenin zamani geldigine inandim.

bir arkadasim türktelekom’da calisiyor (ki bu yaziyi okuyan pek cok kisi de o arkadasimi taniyordur) bana standa gitmemi soylemisti onceki gun konustugumuzda. hatta fuar programini mailime yollamisti. titan isimli robottan, cenk ve erdem geyik ilahlarindan ve mahser-i cumbus’un standda gosteri yaptigindan bahsetmisti. e olay mahser-i cumbus olunca benim yerimde durmam pek mumkun degildi. bir kere dilek celebi hayrani olmam zaten ayaklarimi kendiliginden telekom standina cekti.

telekom standina giderken, turkcell standina da ugradim. turkcell ki teknolojisiyle ve imkanlariyla benim oldum olasi api$ip kalmami saglamistir. turkcell standindan gecerken varolan en buyuk olayin sahne ve arkasinda kocaman bir ekran oldugunu gordum. sahne de bostu. o sirada kalabalik dolasiyordu anlamsizca.

ilerleyerek telekom standina vardim ama o ne varis oyle. cidden ihtisamli bir stand yapmislar ve avea ile birlikte neredeyse 7. salon’un yarisini kaplamislardi. ortada kocaman bir sahne vardi ve yarim saatte bir baska bir gosteri basliyordu. bu acidan cok hos ve cekici bir yer halini almisti. ayrica bir koseyi kapatmalari da kuru kalabaligi engeller nitelikteydi. yani ortada amacsizca dolanan degil de, bu standi gercekten merak eden ve gormek isteyen gidiyordu.

iste ben de bu standa gittigimde robot titan’in gosterisinin baslayacagi anons edildi. bu titan denen robot, wll smith’in i-robot isimli filminin galasinda bile gosteri yapmistir. tam titan’in gosteri alaninin onundeki izleyicilerden birisiydim ve titan şovuna basladi.ben de cekebilecegim kadar fotograf cektim.

gercekten urkutucu hareketleri vardi. hareket ettiginde cikarttigi havali kompresor sesi ve uzerine uzerine gelmesi beni korktumadi desem yalan olur. iki kere ustume geldi ve benimle sakalasti. o sirada nasil oldu da altima scmadim bilmiyorum. sonucta boyle bir teknolojiyle muhattap olmak keyifliydi.


sonrasinda bu gösteri bitti ve ben bir sonraki aktiviteye kadar fuari gezinmeye devam ettim. kucuk buyuk standlara bakindim, birkac gun evvel televizyondan izledigim neonode isimli telefonun standina gittim. tek elle kullanilabilen full dokunmatik ilk telefon olan neonode ile ilgili oradan daha detayli bilgi edindim. kullanimi pek keyif vermedi ama neticede is gorebilecek bir urun gibi duruyor.

sonrasinda cenk ve erdem’in padquiz isimli gosterisini izlemeye gittim. gec gittigim icin yarismaya katilacak padlerden alamadim ancak yine sahnenin onunde cenk ve erdem geyigini izlemeye nail oldum.

yine klasik geyikleriyle ve cenk’in zekasina karsi erdem’in cirpinislarina goz gezdirdikten sonra sorulari ve cevaplari ile oyun tamamlandi ve bu gosteri de sona erdi. sonrasinda avea’nin gosteri icin getirdigi yunan menseyli bir ekip cikti ve muthis bir dans gosterisi sergilediler. o gosteride de fotograf cektim ancak fotograf eklemek uzu is. ekledigim birkac tane ile idare edin.

derken zaman gecti ve mahşer-i cümbüş’ün sahne zamanı yaklaştı. baktim ki bizim ekip sahne yaninda takiliyor ve ben hemen gidip dilek’in yanina vardim. daha evvelki muhabbetlerimizden artik iyice asina oldugunu belli etti ve gulumseyip cana yakin bir sekilde operek hosgeldin dedi. bu sicak tavri ilk konusmamizdan beri vardi ve artik daha bir hosuma gidiyordu. en azindan surekli bir seyler konusan iki arkadas gibi olmak cok daha keyif verici olmustu.. hayalhane’yi 17 ekim’de acacaklarindan, 18 ekim’de ise aninda goruntu show’a baslayacaklarindan bahsetti ve yayina davet etti. studyonun uzak oldugundan dem vurdum ama gitmek icin can attigimi soyledim. konusmanin ortasinda erkek arkadasi geldi ve onunla tanistirdi beni. en azindan yakisiyor olmalari mutluluk verici =) biraz da eniste bey ile muhabbet ettikten sonra sahneye cikma zamanlari gelmisti. hadi dedim oyununuzu oynayin, ben gidecegim. “aa izlemeyecek misin” diye sorunca “sizi izlemeden suradan suraya gitmem” dedim ve yine sahnenin en onundeki yerimi aldim.

ceBit’deki oyun gormati, her sahneye cikislarinda bir tur oynama seklindeymis. benim denk geldigim gunun son oyununda cibirca uzman turu yapilacakti ve gruplar ayrildi. ayhan, dilek ve burak mahşer ekibi, ayhan, özlem ve ayça’da cümbüş ekibini olusturdular ve mahser ekibi ilk oyunu oynamak icin yerlerini aldi. uzmanimiz dilek olacakti ve burak dilek icin bir uzmanlik alani istedi. izleyicilerden cesitli yonelim geldi ancak klasik dusuncenin onune gecilemedi. motor uzmani, araba uzmani filan gibi seyler soylendi. burak  tam benim arkamdaki adama mikrofon uzatti ve bir uzmanlik alani sordu. yine pek begenilmedi. ben de elimi uzatarak patik örme uzmani olsun dedim. bunu duyunca tüm ekipte bir gulumseme oldu ve burak tamamdir dedi, bunu oynuyoruz. o anda sana bir hediyemiz var dedi ve arkamdaki gorevli arkadas hemen onume turktelekom karton torbasi icinde guiness rekorlar kitabinin 2009 3d basimli halini birakti. tesekkur ettim ve oyunu izlemeye basladim. dilek yine muthis bir performans sergiledi, ayhan tercume etti, oyun bitti.

sonrasinda burak bana dondu ve sen mi soylemistin bu turun yonelimini dedi. evet dedim ve sana bir hediyemiz var, sahneye cik dedi. ellerimi uzattin ve platformdan beni sahneye cekti. elimde fotograf makinasi, sirtimda tikabasa dolu cantam ile mahşer-i cümbüş sahnesindeydim. buyuk bir heyecan yasadim o anda. inkar etmek anlamsiz olur. beraber bir oyun oynayacagimizi sandim ve bayagi bir sevindim. ancok oyle olmadi. sana bir hediyemiz var dediler yine, ben hediyemi aldim dedim ancak o anda özlem bizde hediye bitmez dedi gayet sevimli sekilde. ben de tiyatral sekilde “ay kiz vallahi mahcup ediyorsunuz beni” seklinde bir cevap verdim. “ne geregi vardi ayoool” diye devam ettim. ozlemle karsilikli gulustukten sonra burak yine elinde turktelekom karton torbasiyla ama daha buyuk ebatlisiyle yanima geldi. seyircilere dondugumde hatri sayilir bir kalabalik oldugunu farkettim ve yine heyecan dalgasi sardi beni. burak, “sana turktelekom’dan guzel bir hadiyemiz var. asus eeepc hediye ediyoruz dedi. bilgisayarin hayirli olsun dedi” ve ben o anda yamulup kaldim. yahu nasil olur diyemedim, uzattigi torbayi aldim ve burak icinden eeepc kutusunu cikarip seyircilere gosterirken ben de berkac kere tesekkur ettim. burak’in elini sıktım. arkama dondum ve dilek ile goz goze geldim. ona tekrar tesekkur ettim, elini sıktıktan sonra sahnenin arkasindan merdivenlerden indim. hemen inerken bir hanimefendi “o torbada bir form var, doldurursaniz sevinecegiz” dedi ve sadece adimi soyadimi yazip imzami atmam yetti formu doldurma konusunda.


yine sahnenin onundeki yerimi aldim ve cümbüş ekibinin oyununu tamamlamasini izledim. oylamalar yapildi ve mahşer ekibi kazandi. olay tamamlandi. seyirciler dagilirken beni goren herkes hayirli olsun, vaay kaptin hediyeyi gibi seyler soylediler. tesekkur edip oradan ayrildim.

boylece minilaptop sahibi olmustum. artik eve donme zamani gelmisti cunku fuarin kapanmasina cok az bir zaman kalmisti ve kapandiktan sonraki cikis kalabaligini dusunmek beni bayagi bir gerdi. hemen cikip direk kadikoy otobusu buldum ve oturdum. bu sene ceBit bayagi keyifli gecti yani benim icin. hem is olarak, hem de armagan olarak kazandim. en yakin zamanda hayalhane’de dilek’i izlemeye gitmeliyim diye dusunuyorum simdi. gidip su kurs olayini bir daha konusayim.

asus ee pc gorselleri, logolar ve ttstand isimli gorseller haric tum fotograflar bana aittir.

Yollandigi Zaman: Ekim 12th, 2008
Kategori: anı, fotoğraf, internet, , ki$isel, reklam, teknoloji, yaşam
Yapiskanlar: , , , , , , , , , , , ,
Lakirtilar: Lakirtisiz.

sansüre sansür – poster hareketi

sansuresansur.com hareketi tarafından düzenlenmi$ kampanyadır bu.

çok çe$itli posterler hazırlanmı$ kampanyayla alakalı. dahası için posterlere ı$ınlan!

benim de bir arkada$ımın çalı$ması yer alıyor sitede. yeti$tirebilirsem ben de hazırlamayı planlıyorum. önümde bir gün var..

sitenin amacı otu boku kapatan zihniyete kar$ı ses duyurabilmek. bunu da ba$ardılar bir nebze. 7 günde 300 siteyi kendi istekleri ile kapattılar. verilen mesaj $u: biz istersek kapatırız, onlar isterse değil!

Yollandigi Zaman: Eylül 13th, 2008
Kategori: internet, tasarım, yaşam
Yapiskanlar: , , , , ,
Lakirtilar: Lakirtisiz.